Trump Ankara’dan neden yeni Air Force One ile dönmedi?

ABD Başkanı Donald Trump, iki günlük NATO Zirvesi kapsamında Ankara’ya, Katar’dan tartışmalı şekilde hediye aldığı ve yeni “Air Force One” olarak modifiye edilen uçağı ile geldi.
Ancak dönüşte bebek mavisi renkteki eski uçağı kullanmayı tercih etti. İran ile çatışmaların yeniden başladığı bir süreçte bu karar, yeni uçağın gerekli güvenlik özelliklerine sahip olmadığı iddiasını yeniden gündeme taşıdı.
İlk yurt dışı uçuşu
Trump’ın yeni uçağı 7 Haziran’da, zirve için modernize edilen Etimesgut’taki askeri havaalanına indi. Kısa süre önce havaalanının pisti büyük uçakların inişi için uzatılmış ve adı Ankara Havalimanı olarak değiştirilmişti.
Trump Ankara ziyareti ile yeni uçağını ilk kez bir yurt dışı gezisinde kullanmış oldu. Ancak dönüşte sürpriz şekilde daha önce “yaşlı” diye eleştirdiği eski Boeing 747-2 ile uçmayı tercih etti.
Savunma özellikleri zayıf
Ankara’ya gelişte kullanılan 400 milyon dolarlık uçak, eski “Air Force One”lardan ilk bakışta rengiyle ayrışıyor. Başkan’ın uçağı bebek mavisi yerine artık koyu mavi, altın sarısı ve kırmızı renklerde.
Aslında bu da o kadar yeni sayılmaz, 14 yaşında. Katar’dan alındıktan sonra hem iç dizaynı hem de güvenlik ve iletişim özellikleri gibi birçok konuda sıkı bir modifiye sürecinden geçti ancak filodaki eski uçaklar gibi askeri bir altyapı üzerine inşa edilmiş değil. Fabrikadan sivil bir uçak olarak çıktığından askerî kabiliyetlerinin çok daha sınırlı olduğu değerlendiriliyor.
Eski 747-2’lerden birinin emekli edilmesi, bundan alınacak yedek parçalarla desteklenecek diğer uçağın ise Boeing’ten yeni uçaklar teslim alınana kadar filoda tutulması planlanıyor. İşte Trump’ın dönüş yolunda tercih ettiği araç da bu oldu.
ABD Başkanı Ankara’da yaptığı bir açıklamada kendisinin “İran’ın bir numaralı hedefi olduğunu” söylemiş, öldürülebileceğini belirterek, bundan korkmadığını, işini bu riske rağmen yaptığını belirtmişti.
Trump Ankara’da İran ile ateşkesin bittiğini ve “başladıkları işi bitireceklerini” de ilan etti. Bu açıklamadan kısa süre sonra ABD İran’a yönelik yoğun hava saldırısı başlattı.
İngiltere’de yeniden uçak değiştirdi
Uçak değişiminin bölgedeki gelişmelerle ilgili olduğu değerlendiriliyor. Katar’dan alınan 747-8 sivil altyapıya sahip olduğundan füze tespit ve önleme sistemlerine sahip olmadığı belirtiliyor. Beyaz Saray veya Pentagon bunu hiçbir zaman teyit etmedi ancak aracın sahip olduğu güvenlik özelliklerine dair detaylı bir açıklama da yapmadılar.

Trump Ankara’dan dönüşte bebek mavisi renkteki eski “Air Force One” uçağını kullandı. Bu uçak füzelere karşı savunma kabiliyetine sahipFotoğraf: Martial Trezzini/REUTERS
Trump bu konu sorulduğunda, “eski günlerin hatrına” bebek mavisi uçağı kullandığını söyledi. Ancak İngiltere’de mola verildi ve Trump buradan sonra yola Katar’ın hediyesi yeni uçakla devam etti.
İran, ABD-İsrail’le savaşı sırasında daha önce Türkiye’ye füze saldırılarında bulunmuştu. Bu ülkenin envanterinde Ankara’ya erişebilecek füze ve insansız hava araçları bulunsa da İngiltere’yi vurabilecek menzile sahip silahlar yok.
Boeing Trump’ın siparişini teslim edemedi
ABD başkanları 1990’dan beri Boeing 747-8’lerin daha eski bir modeli olan 747-2’lerin yoğun şekilde modifiye edilmiş versiyonlarını kullanıyordu. Başkanlık filosunda “Air Force One” olarak adlandırılan bu uçaklardan iki tane bulunuyor. Bebek mavisi renkleri ve 30 yılı aşan görev süreleriyle neredeyse bir “Amerikan klasiği” hâline gelmiş durumdalar.
Trump Beyaz Saray’daki ilk döneminde “yaşlandıkları” gerekçesiyle ABD’li uçak üreticisi Boeing’e 3,9 milyar dolar bedelle iki yeni uçak siparişi vermişti. Sözleşme imzalanmasının üzerinden sekiz yıl geçti. Boeing şimdiden teslim tarihini iki yıl geçirmiş durumda ve gelecek iki yılda daha bu uçakların hazır olması beklenmiyor.
Trump’a “rüşvet” tepkisi
Bu noktada devreye Katar girdi, ikinci döneminin başında ilk yurt dışı ziyaretlerinden birini ülkelerine yapan ABD Başkanı’na uçak hediye ettiler. Bu pahalı ve gösterişli hediye ABD’de etik tartışmalara ve güvenlik endişelerine neden oldu. Katar’ın bu yolla ABD Başkanı üzerinde etki kurmak istediği, yabancı bir ülkenin “rüşvet vererek” Amerikan politikalarını şekillendirmek istediği yorumları yapıldı.
ABD Anayasası, kamu görevi yürüten kişilerin Kongre onayı olmaksızın herhangi bir kral, prens veya yabancı devletten hediye, ödeme veya ünvan kabul etmesini yasaklıyor.
Ancak Trump, “böylesi bir hediyeyi geri çevirmenin aptallık olacağı” açıklamasıyla bu hükmü açıkça görmezden geldi. Başkanlık filosundaki uçakların yaşından şikayet eden Trump, kendi görev süresi bittikten sonra uçağı gelecekte kuracağı başkanlık kütüphanesinin malı olarak kaydettirmek istiyor.

747-8 tipi bu uçağın aynısını 2018 yılında Katar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da hediye etmiştiFotoğraf: Chip Somodevilla/Getty Images/AFP
ABD-Katar ilişkileri
Katar, Amerika’nın Ortadoğu’daki en büyük askeri üslerinden birine ev sahipliği yapıyor ve ülke savunması büyük ölçüde Washington’a bağımlı. ABD, Avrupa Birliği ve İsrail’in terör örgütü saydığı Hamas’ın siyasi ofisine ev sahipliği yapan Doha, Gazze’de ateşkes ve rehine müzakerelerinde de başlıca arabuluculardan biri oldu. Ülke daha önce Taliban ve ABD’li yetkililer arasında Afganistan’ın geleceğine dair yapılan görüşmelere de ev sahipliği yapmıştı.
Doha Eylül 2025’te İsrail saldırılarına hedef olmuş bunun üzerine Trump Katar’ı koruma sözü vermişti. Katar, ABD-İsrail’in İran’a yönelik bombardımanı sırasında da Tahran’ın misilleme saldırılarına hedef oldu.
Aynı uçak Erdoğan’da da var
Katar, Trump’a verdiği Boeing 747-8 tipi uçaklardan birini 2018’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da hediye etmişti.
Yabancı bir devletten böylesi pahalı bir hediye alınmasına yönelik eleştiriler üzerine Erdoğan, Eylül 2018’de yaptığı bir açıklamada, “Katar bu uçağı satıyordu, hatta rakam bildiğim kadarıyla 500 (milyon dolar) civarındaydı. O esnada biz de ilgilendik. Katar Emiri bundan haberdar olunca uçağı Türkiye’ye hibe etti; ‘Ben Türkiye’den para almam, bunu Türkiye’ye hediye ediyorum’ dedi. O uçak benim şahsımın değil, Türkiye Cumhuriyeti devletinindir” ifadelerini kullanmıştı.
Türkiye 2017 yılındaki Körfez krizi sırasında Katar’ın yanında yer almış; başta Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’ın Doha’ya uyguladıkları ambargoya karşı Katar’ı siyasi ve ekonomik olarak desteklemişti. Bunu izleyen dönemde ise Katar’ın Türkiye hükümetine finansal yardımları dikkat çekti, 2018’den itibaren ekonominin giderek kötüleştiği Türkiye’de Katar sermayesinin ağırlığı arttı. Bu süreç, ihale koşullarının şeffaf olmadığı ve bazı şirketlere iltimas geçildiği eleştirilerine neden oluyor.








